8 Nisan 2007 Pazar

yarım dünya (alabora)

yağmur yağıyor...
ellerime, ayaklarıma,
dudaklarıma damlıyor...
bu gece,
yalnızlık yağıyor;
her semtinde aşkın!


üşüyorum;
boğazım acıyor...
uzun zaman oldu lafını etmeyeli
ondandır...


bayram şekeri tadında;
saray kapılarının arasından sızan,
ışıklar gibi,
gözlerini kısıp bakmanı özledim...


onlar gibisin işte!
her sabah kitaplığımda duran,
bi hevesle, heyecanla elime alıp,
bıkmadan usanmadan okuduğum!
her sabah yeniden okumak istediğim!


yağmur yağıyor;
hepsinin sırtında yalnızlık;
diken gibi...
batmasınlar dudaklarıma...!


dudaklarım onlara ninniler söylerdi!
masallar anlatır, şiirler okurdu!
haketmedi ki bunu!


ellerime de batmasınlar;
ellerim zarar vermekten fakirdi,
hep onlara uzandı ellerim...


savaşmaya mecburum!
haritaya gözüm kapalı parmak basamam ki,
kendimle savaşmalıyım...
seninle,
sizinle,
fikirlerinizle... ruhlarınızla...


sıcak bir tabak çorba gibi hayat!
ağzını yakıyor, dili eriyor insanın!
çoğu kez susuyor!
bazen bağırıyor avazı çıkana kadar!
eninde sonunda karnı sdoyuyor!
ekmek olsa da, olmasa da...


rüyalar görüyoruz,
rüyalar gerçekleştiriyoruz,
rüya oluveriyoruz, hayat bundan ibaret!


benim rüyam da sensin işte!
her gece okuduğum kitap,
ruhumun sessizlikteki yansımasısın!


yine yağmur yağıyor!
doğa ne güzel taklit ediyor kendini!
ve ne gizemli bir şekilde kıskanıyor uzağını!
secde eden ağaçlar gördüm,
ıslık çalan kuşlar,
uçan insanlar gördüm...
bende seni kıskandım...
sen bana ne kadar uzaksan,
bende sana o kadar uzak kaldım!

bil işte;
kocaman bir yarımdünya var içimde...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder