8 Nisan 2007 Pazar

boşaltın caddeleri

öyle çok şey var ki içimde,
dinamit gibi sıkıştırmışlar zorla sanki…
boşluklara da barut serpmişler…
dokunsana,
fazla sarsma ama...
yavaş yavaş ele beni,
sarsıntıdan patlayabilirim…
bir damla alkollük kan kalmış şakaklarımda,
bir sigaralık nefes,
bir adımlık uzak,
bir anlık yakın…
nankör insanların gözyaşları gibi,
terkedilmiş yalnızlık gibi,

bir sürü şey gibiyim işte…
bir notalık melodim kalmış bu dünyada…
kirpiklerim vuslat nedir unutmuş yazık…
renklerin güzellikleri,
nerdesiniz?
girsenize rüyalarıma…
en vefalılarınız siyah ve gri miydi?
düşmesin gölgeleriniz artık üstüme…
gökkuşağına da küstüm.
tükendi ışık oyunlarına kestiğim biletler.
yakında o da vizyona girer zaten…
bakmayın öyle…
ellerim titremiyo benim,
yüzümü yıkadım sadece…
hadi…
boşaltın caddeleri…
bize göre değil benim şarkılarım…
hafif gelir size,
yine de kaldıramazsanız, üzülmeyin…
yeni şarkılar söylemeye öyle yakınım ki,
sizden biri olmaya,
yeni eskitilmiş pişmanlıklardan söz etmeye,
bardaktaki suyu yarım bırakmaya,
öyle yakınım ki…
nerde yakın bir dal varsa tutunmaya,
eskisini kırarak, yakıp yıkarak…
eski şiirlerimi özlemeye öyle yakınım ki…
yeniden boyamak istiyorum ben buraları…
hadi, boşaltın caddeleri…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder