tanıyamadım be anne
bu sabah aynadaki yüzü
yatılasıydı dizi
bilinesiydi sözü
aç kalmazdı hiç
aklında hep göç
yarım akıldı varı
yarım kiloydu kalbi
dökülmüş pul pul
sakallarından umut
süpürmüş rüzgarıyla
arkasında bulut
bu sabah tanıyamadım
aynadaki adamı
kahverengi gözleri
ve solmuş yanakları...
28 Kasım 2011 Pazartesi
22 Kasım 2011 Salı
son umut
Son doğan bebek gibi,
Besleyecek başka bir umudun daha kalmadığında...
Gözlerini kapatmayı akıl ettiğin o an,
İşıkları da kapattın,
Perdeleri de çektin hadi sımsıkı,
Bütün özgür atları dahi dizginlesen de,
Unuttuğun bütün gercekleri hatırlayacak,
Ama,
Gerçek olmayan o herşeyin düzeleceği yalanına inanacaksın.
Kandırma kendini çocuk,
Gercekler sadece hafızamızda yer etsinler diye var...
Yoksa güneş doğar mıydı!?
Besleyecek başka bir umudun daha kalmadığında...
Gözlerini kapatmayı akıl ettiğin o an,
İşıkları da kapattın,
Perdeleri de çektin hadi sımsıkı,
Bütün özgür atları dahi dizginlesen de,
Unuttuğun bütün gercekleri hatırlayacak,
Ama,
Gerçek olmayan o herşeyin düzeleceği yalanına inanacaksın.
Kandırma kendini çocuk,
Gercekler sadece hafızamızda yer etsinler diye var...
Yoksa güneş doğar mıydı!?
10 Kasım 2011 Perşembe
seçim
Başarısızlık da bir seçenek olsaydı, başarmak çok daha değerli olurdu. Şimdilerde değerli olduğuna inandırıldığımız şey ise, mutlak başarının bizim olduğu yolu - yani kolay olanı - seçebilme yeteneği.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
