28 Kasım 2011 Pazartesi

aynadaki adam

tanıyamadım be anne
bu sabah aynadaki yüzü
yatılasıydı dizi
bilinesiydi sözü

aç kalmazdı hiç
aklında hep göç
yarım akıldı varı
yarım kiloydu kalbi
dökülmüş pul pul
sakallarından umut
süpürmüş rüzgarıyla
arkasında bulut

bu sabah tanıyamadım
aynadaki adamı
kahverengi gözleri
ve solmuş yanakları...

22 Kasım 2011 Salı

son umut

Son doğan bebek gibi,
Besleyecek başka bir umudun daha kalmadığında...
Gözlerini kapatmayı akıl ettiğin o an,
İşıkları da kapattın,
Perdeleri de çektin hadi sımsıkı,
Bütün özgür atları dahi dizginlesen de,
Unuttuğun bütün gercekleri hatırlayacak,
Ama,
Gerçek olmayan o herşeyin düzeleceği yalanına inanacaksın.
Kandırma kendini çocuk,
Gercekler sadece hafızamızda yer etsinler diye var...
Yoksa güneş doğar mıydı!?

10 Kasım 2011 Perşembe

seçim

Başarısızlık da bir seçenek olsaydı, başarmak çok daha değerli olurdu. Şimdilerde değerli olduğuna inandırıldığımız şey ise, mutlak başarının bizim olduğu yolu - yani kolay olanı - seçebilme yeteneği.

25 Ekim 2011 Salı

Doğru

"Doğru"lar, değişken oldukları bir gezegende,
Hiçkimseyi tatmin etmeyebilirler...

Yıldızlar

Sırayla kaymaz yıldızlar,
Saklanırlar bazen,
Ve bazen avuçlarından kayarlar,
Samanyolu yerine...

Ansızın geceye yürürsün ve,
Mentollü efkarını üflerken meçhule,
Avuçlarının arasında,
Kendinden bile sakladığın
yıldızları bulursun.
Geceye isimler verir,
Rengini merak edersin,
Boğaziçi'nin altından geçen geminin.
Ve kayan bütün yıldızları,
Ona hediye edersin...

14 Ekim 2011 Cuma

sevgiyle...

Senin için çocuklar doğdu, cocuklar sevindi senin için içimde... Şimdi o çocuklar yurtsuz... Sevgiyle...

21 Eylül 2011 Çarşamba

dolduğum yeter, artık taşıyamıyorum,
bulamadım denizimi, boşalamıyorum;
sesimi duyun martılar,
kaybettim limanımı, yanaşamıyorum...

18 Ağustos 2011 Perşembe

gidersem...

ben sende yarayı tattım

yaram açıkta sana baktım İstanbul,



iki kıta arasına

biraz umut koydum kendimden



güldüm görmedin

sövdüm bilmedin



İstanbul ben sende yarayı tattım

eğer gidersem

yaramı sana bıraktım...

13 Ağustos 2011 Cumartesi

şimdi...

seni hissettim
gecelerin yere damladığı
aynaların sırt döndüğü zamanlarda...

terine katmak için derimin altındaki her şeyi
ve derimin altında kalsınlar diye şimdi
zamanı gelinceye kadar bir arada kalsınlar diye
diktim yerle göğü birbirine

ben sana nice doluymuşum...
hala anlayamadım...

bir sonbahar sabahı kadar güzel gözlerine
başka bakmak istiyorum şimdi...

3 Temmuz 2011 Pazar

deniz feneri

Kiz kulesinin dalgananan etekleri gibi büyüleyici isiklarin,
deniz feneri...
Asigim sana.
Gözünün önündeyim,
görmüyorsun beni. 
Isigim parlak degil belki,
ama karanligimda kesfetmeni istedigim öyle cok sey var ki...

26 Haziran 2011 Pazar

şeffaf

sizi tatmin edecek kadar şeffaf olmak isteseydim eğer,
aynaya baktığımda kendimi değil arkamı görürdüm...
böylece size rahatlıkla sırtımı dönebilir,
benim aynamdan kendinize bakmanıza izin verebilirdim...

20 Haziran 2011 Pazartesi

13 Mayıs 2011 Cuma

tren

kaçırdık trenleri
arkalarını dönüp gittiler...
bazen
vagonlar gelmediler zaten hiç...

12 Mayıs 2011 Perşembe

sanmıştım...

sordu saki
sormaz sanmıştım.
orda durur
akmaz sanmıştım.
değdi eli
çekmez sanmıştım.


sandık açık
uçmaz sanmıştım.
sandık benim
içim sanmıştım.
içim dışım
yolum sanmıştım.


iki fincan
cezve sanmıştım.
acı kahve
susar sanmıştım.
şarkı türkü
söyler sanmıştım.


yaram ince
görür sanmıştım.
sabır acı
üfler sanmıştım.
neyi gördüm
titrer sanmıştım.



delik sırrı
batar sanmıştım.
derin dibi
iner sanmıştım.
kara deniz
biter sanmıştım.


yazım kalemden sebep,
güzüm gökyüzünden,
sazım dilimden sebep sanmıştım...


kalbim kanımdan,
terim yolumdan,
cevap sorudan sebep sanmıştım...


yola çıkmak neden sebep,
bilmek gerek sanmıştım...

6 Mayıs 2011 Cuma

alçıya gerek yok,
yarım bir perde bul kırıklarına...
iyileşince yarısından bakarsın dünyanın kalanına,
ama kendi istediğin yarısından...
o perdeye yazarsın nasıl başlamak istiyorsan,
örtersin eskilerin üstünü hem...
bir perde zaten esasın önünde duran,
görmek isteyen aralar bütün gücüyle,
hayat aralar belki senin perdelerini görmek istediğinde,
sen izin verdiğin zaman...

6 Nisan 2011 Çarşamba

bir varmış bir yokmuş

yağmur duasına çıkmış,
şemsiyesi yok elinde.
aramamış ki bulsun,
niyetsiz hem dilinde.

sırrına bulunmaz yelek,
rengine uymaz ayak,
bu dar dünyada yokmuş,
elim elinde sokak.

29 Mart 2011 Salı

uyu

uyu dedi anne; "uyu", çocuğuna,
sabaha daha çok var kandırmasın seni ay,
fısıldarım adını en yumuşak rüzgara,
kışlar bahar olmaz da,
ellerin sıcak, yüreğin büyük olur...

28 Mart 2011 Pazartesi

kızardı yüzüm...
yükseliyorum sandım,
göğe değebileceğimi düşündüm bi an,
utandım...

şakaklarımda kalem izleri,
ve boynumun dayanıksız zerafetiyle yürüyorum şimdi...

şimdi ben, ağır adımlarım kaldırım taşlarında sessiz,
şimdi ben, yüzüm aynasız tenim hevessiz...

hangi tepede ayı görsem güneşe sadakatsiz,
perdesiz okyanuslarda yakamozlara itaatsizmişim...

oysa;

heyecandı adı bir sade melek,
çiçekleri dikenli ve rengarenk,
yaşar bir masalda, aç doyururdu,
sabah ışıklarında tek gülümsetirdi...

18 Şubat 2011 Cuma

Hey gidi...

Benim içim benim içim,
Ayrılmışım sicim sicim.
Sormaz bu garibe kimse,
Kaldı mı sağlam zencefim...

9 Ocak 2011 Pazar

umut

Her sonbahar,
Bir bahar son bulur...
Kim neyi nasıl unutur; bilmem ama,
Unutmak son bulan baharların,
Son bulmayan umududur...