7 Mart 2010 Pazar

Sırlar ve Sınırlar

Sınırlarımın ötesinde yemyeşil ağaçları vardı memleketimin;
Sınırlarımın içindeki yeşillerden uzak…
Bir ağacın gölgesi, diğerininkine değmiyor burada…
Onların sınırları var… Ağaçların…

Kuşları var ağaçların,
Eteklerindeki kelebekler gibi güzel bir kızın...
Kuşlar ağaçlara yalan söylüyor bu mevsimde,
Ağaçlar güzel baharların tohumlarına gebe…

Rüzgârları var kuşların… Yükseldikçe arkadaş ufuklarına,
Kıskanç ve haşarı dalgaları gibi kız kulesinin…
Fısıldamaları minicik kulaklarında, mayhoş tınıları,
Motor seslerinde damlacık pırıltıları…

Sınırları var ağaçların…
Ne güzel bir kızın eteklerinde yeri var,
Ne de kız kulesinin ayak bileklerinde…

Bir yolculuk hayallerinde,
Nereye saklayacaklarını düşünmeden sırlarını,
Ve ne zaman zorlayacaklarını bilmeden sınırlarını…

Onların sırları var… Ağaçların…
Yeşillerindeki hayatın alelade bir açıklaması olamaz,
Ve toprağa olan sevdalarının herhangi bir karşılığı…
Peki ya, ışığa olan zaaflarının bir sonu var mı?

Bu kadar güçlü olmalarının,
Kuşları terk edememelerinin,
Bir sırrı olmalı…

Her sır bir ayrılık,
Her sır bir karanlık,
Her sır biraz daha soğuk,
Her sır biraz daha üzer…

Bir sır, bin sınır çizer…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder