23 Kasım 2008 Pazar

telefon rehberi

kolumun altı boş.
ben içiyorum ama,
kolumun altı sarhoş.
hıçkırırken hafızam,
neyin gerçek olduğunu unutmak üzereyken,
bütün boyutsuz uzaylarda,
çoban yıldızımsın sen.
sarılığında kaybolduğumda,
ansızın bul beni,
terinin tuzunda,
dün, yarın, bugün,
hatırlat ismimi.
ve nihayet
yağmurlar ıslatırken beni,
bu şehrin telefon rehberinde,
bir tek senin isminin karşısı boş...

7 Kasım 2008 Cuma

Güzelmiş!

Sararmış anıların ince püsküllü kökleri,
Çıkarmış başını topraktan,
Güneşe doğru!
Güneş de sarı…

Isıttıkça kelebek kanatlarını,
Köklere sarılırdı.
Sarhoş yakamozlarda ayın gölgesi,
Titrek, ıslak,
Sarı.
Ve soğuk bu mevsimde…

Beynimde melankolik tınılar,
Ve ağzımda alkol tadı,
Kardeşler gibi gerçek biri,
Diğeri yankı.



Kaykıldıkça,
Kayıyor altımdan dünya,
Oysa ben rayları çekecektim,
Kaçtı trenler…

Ve trenlerin dumanında kayboldu ışıklar,
Çıkaramadılar başlarını topraktan…
Başakların gölgesinde yaşam,
Sarının gölgesinde,
Sarı değil işte…



Soru sormayın bu gece bana,
Anlamsız olur…
Nasıl ki mavi diye bir renk yokken; grinin içinde,
Bu gece,
Ben de yoğum…
Sarıyla birlikte el sallayacağım size…

salyangoz

içerde mi dışarda mı bilinmez
sesi duyulmaz
o bu dünyaya senin gibi bakmaz
penceresi yok onun

çiğ düşmüş yaprak

çekmemiş içine,
ensesinde nefes,
boğulmaktan değil ama,
neden korkar acaba...