bazen dalga geçiyorum bazen başa çıkamıyorum
bazen ben gidiyorum o peşimden geliyo bazen aramakla bulamıyorum
aydınlık karanlığın içinde kayboluveriyor
ama yine de nefes alabiliyorum
15 Aralık 2008 Pazartesi
hep
hem uzaklarda hem yakınlarda,
hem siyahta hem beyazda,
hem gölgede hem ışıkta,
sadece ve sadece temizde,
yeşilin ve sarının en güzel tonunda...
ikimizin kalbinin sığabildiği her yerde bekliyorum seni.
hem siyahta hem beyazda,
hem gölgede hem ışıkta,
sadece ve sadece temizde,
yeşilin ve sarının en güzel tonunda...
ikimizin kalbinin sığabildiği her yerde bekliyorum seni.
23 Kasım 2008 Pazar
telefon rehberi
kolumun altı boş.
ben içiyorum ama,
kolumun altı sarhoş.
hıçkırırken hafızam,
neyin gerçek olduğunu unutmak üzereyken,
bütün boyutsuz uzaylarda,
çoban yıldızımsın sen.
sarılığında kaybolduğumda,
ansızın bul beni,
terinin tuzunda,
dün, yarın, bugün,
hatırlat ismimi.
ve nihayet
yağmurlar ıslatırken beni,
bu şehrin telefon rehberinde,
bir tek senin isminin karşısı boş...
ben içiyorum ama,
kolumun altı sarhoş.
hıçkırırken hafızam,
neyin gerçek olduğunu unutmak üzereyken,
bütün boyutsuz uzaylarda,
çoban yıldızımsın sen.
sarılığında kaybolduğumda,
ansızın bul beni,
terinin tuzunda,
dün, yarın, bugün,
hatırlat ismimi.
ve nihayet
yağmurlar ıslatırken beni,
bu şehrin telefon rehberinde,
bir tek senin isminin karşısı boş...
7 Kasım 2008 Cuma
Güzelmiş!
Sararmış anıların ince püsküllü kökleri,
Çıkarmış başını topraktan,
Güneşe doğru!
Güneş de sarı…
Isıttıkça kelebek kanatlarını,
Köklere sarılırdı.
Sarhoş yakamozlarda ayın gölgesi,
Titrek, ıslak,
Sarı.
Ve soğuk bu mevsimde…
Beynimde melankolik tınılar,
Ve ağzımda alkol tadı,
Kardeşler gibi gerçek biri,
Diğeri yankı.
…
Kaykıldıkça,
Kayıyor altımdan dünya,
Oysa ben rayları çekecektim,
Kaçtı trenler…
Ve trenlerin dumanında kayboldu ışıklar,
Çıkaramadılar başlarını topraktan…
Başakların gölgesinde yaşam,
Sarının gölgesinde,
Sarı değil işte…
…
Soru sormayın bu gece bana,
Anlamsız olur…
Nasıl ki mavi diye bir renk yokken; grinin içinde,
Bu gece,
Ben de yoğum…
Sarıyla birlikte el sallayacağım size…
Çıkarmış başını topraktan,
Güneşe doğru!
Güneş de sarı…
Isıttıkça kelebek kanatlarını,
Köklere sarılırdı.
Sarhoş yakamozlarda ayın gölgesi,
Titrek, ıslak,
Sarı.
Ve soğuk bu mevsimde…
Beynimde melankolik tınılar,
Ve ağzımda alkol tadı,
Kardeşler gibi gerçek biri,
Diğeri yankı.
…
Kaykıldıkça,
Kayıyor altımdan dünya,
Oysa ben rayları çekecektim,
Kaçtı trenler…
Ve trenlerin dumanında kayboldu ışıklar,
Çıkaramadılar başlarını topraktan…
Başakların gölgesinde yaşam,
Sarının gölgesinde,
Sarı değil işte…
…
Soru sormayın bu gece bana,
Anlamsız olur…
Nasıl ki mavi diye bir renk yokken; grinin içinde,
Bu gece,
Ben de yoğum…
Sarıyla birlikte el sallayacağım size…
salyangoz
içerde mi dışarda mı bilinmez
sesi duyulmaz
o bu dünyaya senin gibi bakmaz
penceresi yok onun
sesi duyulmaz
o bu dünyaya senin gibi bakmaz
penceresi yok onun
22 Eylül 2008 Pazartesi
Yalnız...
Rengin ne senin?
Mavi desen değil,
Hüzün desen de...
Bağlamışlar gözlerini,
Renklerden habersiz,
Buruşturmuşsun rüzgârını,
Kalmışsın ıslıksız...
Güneşin, gölgen bile yalnız...
Peki ya şimdi, rengin ne senin?
21 Mayıs 2008 Çarşamba
Ağıt
Gitme!
Gitme uzaklara,
Uzaklar belli belirsiz,
Duman gibi...
Tutamam ellerimle.
Ne gecenin karanlığında ışıklarını,
Ne güneşin aydınlığında ufuklarını,
Göremem gözlerimle...
Gönlümle görürüm belki,
Ama içime çekemem havasını,
Soluyamam...
Uzaklar toz duman,
Gitme!
Gitme uzaklara,
Uzaklar belli belirsiz,
Duman gibi...
Tutamam ellerimle.
Ne gecenin karanlığında ışıklarını,
Ne güneşin aydınlığında ufuklarını,
Göremem gözlerimle...
Gönlümle görürüm belki,
Ama içime çekemem havasını,
Soluyamam...
Uzaklar toz duman,
Gitme!
9 Mayıs 2008 Cuma
hoşçakal
tanımadın yüzümdeki ifadeleri belki,
zaten çok uzaktaydılar sana,
ama yine de hoş gördün bütün gizli çizgileri...
teşekkürler...
25 Mayıs 2007
zaten çok uzaktaydılar sana,
ama yine de hoş gördün bütün gizli çizgileri...
teşekkürler...
25 Mayıs 2007
8 Mayıs 2008 Perşembe
kırmızı
bütün renkleri aldın gittin,
bir bu kalmıştı renk diyebildiğim,
hayat bulabildiğim...
25 Mayıs 2007
bir bu kalmıştı renk diyebildiğim,
hayat bulabildiğim...
25 Mayıs 2007
1 Mayıs 2008 Perşembe
güneş şiiri
bir dağın tepesindeki gözden su içmek gibi seni öpmek...
serin nefesin,
sıcacık ellerin...
kıskandırır nicedir
batan güneşin büyüsünü... sen batma...
tepemde sıcağın kavururken de,
yokluğunda ayazın üşütürken de,
sen hep doğ,
hep yarın ol...
i.
yanıt:
güneş yine doğmak için batarmış ya,
ben de doğacağım yine.
yalnız,
güneşte yaşayanlar ölecek ama gece.
sancılı bir işkence bu.
güneşin içini yakar, ateşi güneşin.
ama bir gün,
içi doğar güneşten...
güneş doğar...
d.
serin nefesin,
sıcacık ellerin...
kıskandırır nicedir
batan güneşin büyüsünü... sen batma...
tepemde sıcağın kavururken de,
yokluğunda ayazın üşütürken de,
sen hep doğ,
hep yarın ol...
i.
yanıt:
güneş yine doğmak için batarmış ya,
ben de doğacağım yine.
yalnız,
güneşte yaşayanlar ölecek ama gece.
sancılı bir işkence bu.
güneşin içini yakar, ateşi güneşin.
ama bir gün,
içi doğar güneşten...
güneş doğar...
d.
10 Mart 2008 Pazartesi
gurup
beton söndürdü kızıllığımı,
gri koştu gölgeleriyle mavinin üstüne,
yeşilin rüzgarı kendine yetmiyor artık...
(şehirde güneşin kızıllığına duyulan hasret)
gri koştu gölgeleriyle mavinin üstüne,
yeşilin rüzgarı kendine yetmiyor artık...
(şehirde güneşin kızıllığına duyulan hasret)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
