30 Haziran 2012 Cumartesi
olmaz
nasıl olsun ki
nasıl geçsin iğne deliğinden vapurlar,
bir çipura kış uykusuna yatmadan önce...
aşacaksan öz derini,
acıyacak canın,
acımadan olmaz...
yanmadan olmaz,
hazların en güzeli,
sen yanmazsan,
ışık olmaz...
bırak su gönlünce aksın,
senin rehberin güneş...
senin rehberin,
ay...
içmeden sarhoşluk;
aynı şeyi içerek,
farklı sarhoşluk,
olmaz...
biterken, nil karaibrahimgil, istanbuldayım çalıyordu...
20 Haziran 2012 Çarşamba
Balat'a
balat burası
istanbulun yarasını çiçeklerinin arasına gömdüğü,
altın boynuzun en sivri olduğu yer...
şarkıların farklı dillerde
kahkahaların ve çığlıkların hep bir ağızdan göğü titrettiği
cemaatlerin tek yaradana avuç açtığı semt
hikayeleri var bu sokakların
yüzleri erken yaşlanmış kadınları,
hüznü erken tanımış meraklı çocukları var...
istanbulun yarasını çiçeklerinin arasına gömdüğü,
altın boynuzun en sivri olduğu yer...
şarkıların farklı dillerde
kahkahaların ve çığlıkların hep bir ağızdan göğü titrettiği
cemaatlerin tek yaradana avuç açtığı semt
hikayeleri var bu sokakların
yüzleri erken yaşlanmış kadınları,
hüznü erken tanımış meraklı çocukları var...
12 Haziran 2012 Salı
...
söz etmeye yok hacetim,
ben kim olsam yok servetim,
bir yaprağım, bir kalemim,
yazarım toprak üstüne
ben kim olsam yok servetim,
bir yaprağım, bir kalemim,
yazarım toprak üstüne
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
