30 Ekim 2010 Cumartesi

O

Bir yıldız o, kaydı,
Ömür o günleri mahşerden saydı,
Bir ömür yahut bir gündü,
Dönüp baktım aynaya,
Ruhum şendi...

25 Ekim 2010 Pazartesi

zaman

madalyonun iki yüzü,
kim işlemiş tersi düzü?
benim içimden geçenler değil,
zaman söyler gündüzü...

20 Ekim 2010 Çarşamba

lazım...

Eskimiş hayalleri,
Yosun tutmuş yakamozları,
Yazıp çizip umutları,
Değiştirmek lazım.

Güneş bile her gün,
Başka yerden doğuyorken,
Başka kucaklıyorken dünyayı,
Gölgelerim aynı olsun diye,
Eğilip bükülmemek lazım.

Kuşlar bile göçüyor,
Geri dönüyorlar gerçi,
Dönmeyenler vardır elbet,
Deli olup sevmek lazım...

18 Ekim 2010 Pazartesi

yak gitsin...

Tarifsizim,
Küllerindeyse huzur,
Yak gitsin...
Sıradan artık,
Vapur düdüğü...

Ve Galata...
O başını göğe dikmiş,
Sevgilisi merdivende,
Yolu yokuş bilip gitmiş...
Kuleli'nin ışıkları,
Ve kuşların gölgeleri,
Geç vakitte yokuşları,
Tekme tokat dövüp gitmiş...

16 Ekim 2010 Cumartesi

fındık kabuğu

yoğrulmuştu;
fındık kabuğu,
yoğuranın elleri yaralı...

sanırdı,
fındığın içi kadar,
dışı da yumuşaktı...

susuzluk değil,
bu denli sert yapan,
kabukları.

zira,
içi de,
yumuşak değildi -belki-.

yalın ayaklı,
on alay aklı,
anlayamadı,
nasıl meraktı...

14 Ekim 2010 Perşembe

daha...

şimdi sorsam
yarın cevap verebilir miyim kendime?
sabrım,
merakımın hakimi olmalı bu gece...

bu sefer nasıl?
bu sefer neden?
bu sefer...
kaç sefer daha?