24 Ocak 2010 Pazar

şimdi

umudum gözyaşlarımda saklı
bu bir yol, bir tartı
nefesim havanın neminde,
nefesin bensiz...
bir son bulur gidişim,
saman alevinden bir günde...

güneşsiz kırların üstü hep örtülü,
ve baharım gelecek karlar eridiğinde.
sıcacık güneşe göğüs gerdiğim o günde,
o en verimli yokuşun zirvesinde...

avazım çıktığı kadar üşüyorum şimdi,
sevimsiz ve elverişsiz bir tünelin,
bilmiyorum kaçıncı dönemeçinde...

limanlara kucak açacağım,
ve bir çiçek gibi solmayı arzulayacağım belki,
yeni bir tohuma gebe,
taze...

bugünlerim hep bir ağız...
marşlarla, ıslıklarlarla,
ışıklarla yürüyorum...

ve şimdi,
yek uyanışları,
son başkaldırışları göz kapaklarımın...
ilk farkedişleri,
son keşfedişleri ellerimin duvarlarımı...